10 gün sürecek ‘Genç Günler’ başladı

‘Genç Günler’ başladı

Bu yıl 36’ncısı meydana gelen Genç Günler; 9 – 19 Mayıs tarihleri içinde söyleşiden atölyeye, üniversite tiyatro gösterimlerinden sergilere birçok değişik etkinlikten oluşuyor. Daima Genç üst başlığıyla düzenlenen Genç Günler, ‘Vazgeçmiyoruz’ temasını benimsiyor.

36’ncı Genç Günler ve sahnenin isim açılışı için düzenlenen törene; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Genel Sekreteri Can Akın Çağlar, İBB Genel Yazman Yardımcıları Mahir Polat ve Şengül Altan Arslan, İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman, İBB Meclis Üyeleri, Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever’in yanı sıra Zihni Göktay, Ayşe Kökçü, Filiz Kutlar, Selma Kutluğ’un da aralarında olduğu Kent Tiyatroları sanatçıları katıldı.

Kent Tiyatroları’na ilişkin Müze Gazhane’deki büyük salona İBB Meclisi’nin almış olduğu kararla, 2014 senesinde aramızdan ayrılan, yaşamını gençlere adamış, tiyatro sanatına birçok talebe yetiştirmiş Prof. Dr. Sevda Şener’in adı verilmişti.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu açılış konuşmasında; “Darülbedayi oldukca asil bir kurum. Tiyatro denince bir marka, muhteşem bir tarih, oldukca mühim bir miras. 1986’dan beri düzenlenen Genç Günler, Kent Tiyatroları’nın mühim bir markası. Gençlerin seslerini duyurmaları; düşüncelerini, hayallerini sanat yöntemiyle ifade etmeleriyle oldukca kıymetli bir seyahat sürüyor. Bu yıl Genç Günler’de oyunların, sergi ve söyleşilerin olduğu oldukca varlıklı bir içerik söz mevzusu. Gençler 9-19 Mayıs tarihleri içinde sanatla iç içe olacaklar. Bu senenin mottosu olağan üstü. “Vazgeçmiyoruz” Gençlerin doğru bildikleri yoldan vazgeçmemeleri, haklarından, hukuklarından vazgeçmemeleri ve bu ülkenin daha güzel günlere ulaşması mücadelelerinden vazgeçmemeleri bence en mühim umut unsuru. “Vazgeçmiyoruz” başlığıyla düzenlenecek etkinliklerin gençlerdeki ümidi ve kararlılığı büyüteceğini şimdiden hissediyorum” dedi.

Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, konuşmasında duygu ve görüşlerini şu şekilde dile getirdi; “Bugün Genç Günler’in 36.sının açılışı ve bununla birlikte ülkemizin kültür ve sanat hayatına nice eserler vermiş, bilgisini aktardığı genç sanatçılara ışık olmuş bir hanımefendi; Prof. Dr. Sevda Şener’in sahnemize adının verilişi için burada bulunuyoruz. Bu iki mühim anın bir araya gelmesi rastlantı eseri değil. Şundan dolayı kıymet yaratmak ve o değerleri korumak bir ödevdir. Bu yüzden hepimiz 19 Mayıs 1919 tarihinde vazgeçmeyen, ulusal iradeyi başlatan iradenin, Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’ün izini asla bırakmadık, bırakmıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk geleceği gençlerde görmüş, bizzat seçtiği 11 genci yurt dışına eğitime yollamış, adeta görevlendirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk onları trene bindirdiğinde birer kitap vermiş, bu 11 genç kitabı açtıklarında bir mektup görmüşlerdir. Mustafa Kemal Atatürk bu mektupta şu şekilde yazar: ‘Yurt dışına bir kıvılcım olarak gidiyorsunuz, bir meşale olarak geri döneceksiniz. Ülkenin sanayileşmesi, kalkınması, sanatının gelişmesi sizin sayenizde olanak bulacak.’ 100 yıl öncesinden aldığımız ilhamla sanatın bir deniz feneri benzer biçimde en zor zamanlarda, fırtınalarda yol gösterici olduğu bilinciyle söz söyleme sorumluluğumuzu “Vazgeçmiyoruz” olarak belirledik. Biz hayal etmekten vazgeçmiyoruz, biz ümit etmekten vazgeçmedik, biz sizlerden vazgeçmiyoruz. Siz de hayal etmekten vazgeçmeyin.”

Yazar Murathan Mungan konuşmasında şunları söylemiş oldu “Sevda Şener üniversite yaşamımda hocam oldu. Ben Devlet Tiyatroları’nda dramaturg olarak başladığımda o yönetim kurulu üyesiydi. Bununla beraber beraber çalışmanın keyfine ve şansına kavuştum. Hem bilgeleşti, hem de güzel yaşlandı. Gündemi takip etmekten vazgeçmedi. Dikkatleri devamlı genç ve diriydi. Öğretmeyi aşkla ve keyifle severdi. Sevda Hoca’nın oldukca hususi bir Türkçesi vardı. Oldukça lezzeti ve derinliği olan bir mizahı vardı. Ben Gencay Gürün döneminde Kent Tiyatroları’na geldim. Gençlik Günleri, üniversite öğrencilerini tekrardan Kent Tiyatroları’na çekmek için oldukca yararlı oldu. Yaşamımda gurur duyduğum birkaç şeyden biri 80’li yıllarda Gençlik Günleri’ni başlatmamdır. Şimdiden geriye baktığımda açıkçası ‘Vay be’ diyorum. Izleyici koltuğunda biz Edip Cansever’le, Ece Ayhan’la, Nilgün Marmara’yla etkinlikleri seyrediyorduk.”

Açılış törenin peşinden Prof. Dr. Sevda Şener’in yaşamının konuşulmuş olduğu, Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, Devrim Yakut, Murat Garipağaoğlu ve Itina Yula’nın konuşmacı olarak yer almış olduğu bir söyleşi düzenlendi.




Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.